İçeriğe atla

A Psikoloji Sözlüğü

Ağrı

Sinir dokusunun hasar görmesi, serbest sinir uçlarının uyarılması veya aşırı uyarılma (örneğin, aşırı yüksek sesler) sonucu ortaya çıkan hoş olmayan bir his. fiziksel ağrı, vücudun her yerinde ama özellikle yüzey dokularında miyelinli veya miyelinsiz lif gruplarında bulunan ağrı reseptörlerinin uyarılmasıyla ortaya çıkar. yüzey reseptörlerinde başlatılan ağrı genellikle keskin, ani ve lokalize olarak algılanır; iç organlarda yaşanan ağrı ise donuk, daha uzun süreli ve daha az lokalize olma eğilimindedir. ağrı genellikle fiziksel bir olgu olarak kabul edilse de, çeşitli bilişsel, duygusal ve davranışsal faktörleri içerir: duyusal deneyimin yanı sıra hoş olmayan duygusal bir deneyimdir. akut anksiyete, sevilen birinin kaybı veya diğer psikolojik faktörlerden kaynaklanan şiddetli sıkıntı ve acı hissi de olabilir (bkz. psişik ağrı). bu çeşitli faktörlerin yanı sıra ağrıya yanıt verme konusundaki önceki deneyimler nedeniyle, bireysel tepkiler büyük ölçüde değişiklik gösterir. psikologlar, hem fiziksel hem de psişik ağrının etiyolojisi, şiddeti, alevlenmesi, sürdürülmesi ve tedavisindeki psikososyal ve davranışsal faktörleri göstererek ağrının anlaşılmasına önemli katkılarda bulunmuşlardır. ayrıca bakınız kronik ağrı; kapı-kontrol teorisi.

İlgili kavramlar