H Psikoloji Sözlüğü
Hermeneutik
Yorumlama teorisi veya bilimi. hermeneutik, insanların dilden veya diğer sembolik ifadelerden anlam çıkarma yollarıyla ilgilenir. başlangıçta bu terim, metnin doğru anlamını ortaya çıkaracak yorumlama yöntemleri üretmeye vurgu yaparak kutsal yazıların yorumlanmasıyla sınırlandırılmıştır. daha sonra, hermeneutik düşüncenin iki ana türü gelişmiştir. bunlardan biri, hermeneutiği özellikle dini yazılardan ziyade genel olarak metinlerin yorumlanmasına uygulayarak genişleten alman filozof friedrich schleiermacher’in (1768-1834) çalışmalarından kaynaklanmaktadır. bu proje alman filozof wilhelm dilthey (1833-1911) tarafından sanat eserleri, kurumlar ve tarihi olaylar da dahil olmak üzere tüm kültürel ifade biçimlerinin yorumlanması şeklinde genişletilmiştir. bu hermeneutik geleneğindeki anahtar kavramlardan biri, hermeneutik çember olarak adlandırılan, yorumlamanın her zaman döngüsel olduğu, tikellerin mutlaka kişinin bütüne ilişkin anlayışı ışığında yorumlanacağı ve bütüne ilişkin anlayışın tikellerin anlaşılmasıyla değişeceği fikridir. bir diğer temel varsayım da, ifadeleri yoruma konu olan kişi ya da kişilerin zihnine dair içgörü kazanma ihtiyacıdır. bu yaklaşım, başkasının zihnine erişim olmadığı için böyle bir içgörünün imkansız olduğu gerekçesiyle eleştirilmiştir; dolayısıyla hermeneutik yöntemleri her zaman kesin olmayacak ve sonuçları göreceli olacaktır. hermeneutiğin ikinci ve daha radikal bir türü edmund husserl’in (1859-1938) fenomenolojisinden ve alman filozof martin heidegger’in (1889-1976) çalışmalarından kaynaklanır. heidegger yorumlama projesini dasein’ı ya da insanın kendisini içerecek şekilde genişletmiştir. bu, tüm insan davranışlarının, tıpkı yazılı bir metnin anlaşılması gibi, anlamlı bir ifade olarak anlaşılabileceğini öne sürer. aynı zamanda yorumlama sürecini yorumcuya geri döndürür, çünkü insanın varlığının anlaşılması yorumlayıcı eylemlerin yorumlanmasını gerektirir. bu değişim felsefe, psikoloji ve edebiyat eleştirisinde yorum zenginliğinin tutarlı bir metodolojiden ya da “doğru” yoruma ulaşmaktan daha değerli görüldüğü geniş bir akımın doğmasına yol açmıştır. böyle bir yaklaşım, doğal bilimsel psikolojiye açık bir alternatiftir. bu tür bir hermeneutik, başta varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık olmak üzere diğer çağdaş akımları da etkilemiştir.