İçeriğe atla

Ö Psikoloji Sözlüğü

Öğrenilmiş Çaresizlik

Kontrol edilemeyen stres faktörlerine tekrar tekrar maruz kalmanın, bireylerin daha sonra mevcut olabilecek herhangi bir kontrol seçeneğini kullanamamasına neden olduğu bir olgudur. esasen, bireylerin çevresel olaylar üzerinde davranışsal kontrolden yoksun olduklarını öğrendikleri ve bunun da değişiklik yapma veya durumları değiştirmeye çalışma motivasyonunu zayıflattığı söylenmektedir. bu fenomen ilk olarak 1967 yılında abd’li psikologlar j. bruce overmier (1938- ) ve martin e. p. seligman (1942- ) tarafından, bir dizi kaçınılmaz elektrik şokuna maruz kalan insan olmayan hayvanların daha sonra farklı bir aparatta test edildiklerinde bu şoklardan kaçmayı öğrenemedikleri, oysa bir yanıtla sonlandırılabilen şoklara maruz kalan hayvanların başka bir aparatta kaçmayı öğrenmede girişim göstermedikleri deneylerden sonra tanımlanmıştır. üç özellikli bir sendrom gelişmiştir: (a) daha fazla tiksindirici olayla karşılaşıldığında yanıt verememe ile karakterize edilen motivasyonel bir eksiklik, (b) başarılı başa çıkmadan öğrenmenin bozulması ile karakterize edilen çağrışımsal bir eksiklik ve (c) acı verici olaylara karşı belirgin bir tepkisizlik ile karakterize edilen duygusal bir eksiklik – daha sonraki araştırmalar hayvanların çok stresli olduğunu kortikoid seviyelerini ölçerek ortaya koysa da. 1970’lerde seligman, kavramı insan dışı hayvan araştırmalarından insanlarda klinik depresyona kadar genişletmiş ve depresyonun gelişimini veya depresyona karşı savunmasızlığı açıklamak için öğrenilmiş çaresizlik teorisini önermiştir. bu teoriye göre, kendi kontrolleri dışındaki stresli durumlara tekrar tekrar maruz kalan insanlar karar verme ya da amaca yönelik davranışlarda bulunma konusunda yetersizlik geliştirmektedir. daha sonraki araştırmacılar, bu kavram ile travma sonrası stres bozukluğu arasında sağlam bir uyum olduğunu belirtmişlerdir.

İlgili kavramlar